"Dünya, körün gözünün işlediği son yerdir, ondan ötesini göremez; ama gözü sağlam olan bakışını ondan öteye vardırır ve ebedi evin (gerçek barınağın) onun ötesinde olduğunu anlar. Öyleyse gözü olan ona göz dikmez; kör olan ise ona göz diker; gözü olan ondan azık toplar, kör olan ise ona azık toplar."

Hz. Ali(ra) (Nehc'ul- Belağa)
Tabaktaki iktidar
02.09.09 - Çarşamba, 19:33

İnsanoğlu dünyaya ‘mal' muamelesi yapıyor. Bu muameleyi yapanlara ‘insan' demek ne kadar da doğru, bu ayrı bir tartışma konusu.

Alenen ilahlık iddiasında bulunmaz –ki aslında bulunuyor– gözükse bile, kendini ‘ilah' olarak gören bazı çevreler, dünyanın tüm varlıklarının kendilerine ait olmasını istiyorlar.

Böcek kadar bile değer vermedikleri diğer insanların varlığından öylesine rahatsızlar ki; onları ‘yok etmek' için tüm imkânlarını seferber etmiş durumdalar.

Birçok yazımızda dile getirdik fakat önemine binaen bir kez daha tekrarlamakta yarar var ki; İstenmeyen ırklar ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Bu yüzden bin bir yöntem denenerek insanları kısırlaştırılmaya çalışılıyorlar.

Birçok kişi, hâlâ bu gerçeklere komplo teorisi diye gülüp geçmekte… Tüm gerçekler ortada iken ikna etmek gibi bir yükümlülüğümüz olmasa bile hâlâ mütereddit olanlar için iki ürkütücü örnek daha sunalım.

Bir: "2001 yılında Kaliforniya'daki küçük bir biyoteknoloji şirketi olan Epicyte, yiyen erkeklerin kısırlaşması için bir sperm öldürücü içeriğe sahip, genetik mühendisliği ürünü bir mısır geliştirildiğini açıkladı. Epicyte'in geliştirdiği sperm öldürücü GDO'lu mısır, ABD Tarım Bakanlığı tarafından finanse edildi. Bu ürün şu anda Monsanto'nun elinde..."

İki: "1990'da, BM Dünya Sağlık Örgütü Nikaragua, Meksika ve Filipinler'deki 15 ve 45 yaşları arasındaki milyonlarca kadına, paslı çivi gibi şeylerin üzerine basmaktan kaynaklanan bir hastalık olan Tetanos'a karşı olduğu iddia edilen aşıyı yapmak üzere bir kampanya başlattı. Amaç kısırlaştırmaktı..."

Bu iki örnek, ‘Ölüm Tohumları' eserinin yazarı William Engdahl'in ‘GDO devleri bilmediğimiz şeyleri mi biliyor?' başlıklı son makalesindendi.

Gıdanın ve sağlık ürünlerinin nasıl biyolojik bir silah olarak kullanıldığına hâlâ inanmamışsanız bugüne ait yeni bir örnek sunalım.

Politolog Sergey Markelov; "Domuz gribi, CIA'in Meksika ormanlarındaki laboratuarlarında geliştirildi bir silahtır."

Mısır Doktorlar Sendikası Başkanı Dr. Hamdi Es-Seyyid diyor ki: "Domuz gribi, fabrikasyon bir uydurmadır."

Avustralya Hükümeti ise "Domuz gribi salgını iddiası, saçmalık ve medyanın balonu" olduğu iddiasında…

Peki, Türkiye ne yapıyor?

Henüz insan üzerinden denenmemiş sözde domuz gribi aşısından 20 milyon doz sipariş vermekle meşgul…

Ne yapacak bu aşıları(!)?

Elbette bizlerde kullanacak...

Prof. Ahmet Rasim Küçükusta, Türkiye'nin sipariş ettiği aşılarda yasak bir maddenin kullanıldığını, bu maddenin Körfez Savaşı Sendromu'ndaki gibi vücudu tahrip ettiği tespit edilen "skualen" isimli madde olduğunu; bu maddenin de oto-imnun hastalıklarına neden olduğu açıklıyor.

Şimdilik bilineni bu… Lakin on yıllar sonra belgelerine ulaştığımızda, kısırlaştırıcı etkisini de öğreneceğiz…

Domuz gribinin dünyayı kısırlaştırma hareketi olduğundan endişesi olan varsa, onlara diyorum ki kafanızı kumdan çıkarınız.

Bu sadece bu aşı için geçerli değil elbet... Tetanos aşısını bile kadınları kısırlaştırmak için uygulayan bir zihniyet, aynını neden başka aşılarda kullanmasın ki?

Gıdaları bile bu amaçla kullandıklarına göre, ne yapalım paranoya olmaya gerek yok mu diyorsunuz? Elbette hakkınız var.

Fakat, insan sorumsuz bir varlık olamaz, olmamalı. Bana, kendini sorumsuz hissedenlerle aynı dünyayı paylaşmak bile elem veriyor. Ben, sorumsuzların yaşadığı bir ‘cennet'e razı değilim.

Gelin bir de şu açıdan bakalım!

Domuz gribinden daha tehlikeli hastalıklar için kılını kıpırdatmayanların, bu millete sağlıklı gıdaları bile çok görenlerin; iş aşı olunca, ortaya koydukları gayret sizi de şüphelendirmiyor mu?

20 milyon aşıya kaynak bulan Sağlık Bakanlığı, bu para ile aşı geliştiremez mi? Bizim bilim adamlarımız sıradan ülkelerin bilim çevrelerinden daha mı kapasitesiz? Neden onlara kaynak ve imkân sunmak yerine, bu kadar aşı sipariş ediliyor, hiç düşündünüz mü acaba?

Yorum Bulunmamaktadır
 Kişisel hakaret içeren, konu ile alakasız olan ve reklam amacı taşıyan yorumlar yayınlanmayacaktır.
adınız:
e-posta:
web adresiniz:
başlık:
yorumunuz:
güvenlik kodu:  
 
porno
sikiş